NE
ZAMAN ? NE ZAMAN? NE ZAMAN? NE ZAMAN? NE
ZAMAN?
Uluslar için
tarihte bazı dönüm noktaları vardır. Örneğin, neredeyse 1000 yıl önce Malazgirt'te
Bizans ile Selçukluların yaptıkları savaş (1071), Türklerin tarihinde çok
önemli bir dönüm noktası olmuştur. Bu konuda hemen hemen tüm tarihçiler
fikir birliğine varmaktadırlar.
Babai ayaklanması güç de olsa
bastırıldı. Fakat, doğu sınırında Anadolu Selçukluları'nın zayıf anını kollamakta
olan Moğollar için bu olay iyi bir fırsat oldu. 1242'de Erzurum'u işgal eden
Moğollar, bir yıl sonra Baycu Noyan komutasında Anadolu'yu istilaya başladılar.
Bunun üzerine Gıyaseddin Keyhüsrev 70-80.000 kişilik bir orduyla Sivas önlerine
geldi (3 Temmuz 1243).
Malazgirt Savaşı, Türkler açısından tartışmasız
bir zaferdi ve bu savaşın ardından, Türk boyları kısa sürede Anadolu'ya girdiler,
Bizans imparatorluğunun yıkılışına kadar giden süreç böylece başladı. Bu olaydan
170 yıl kadar sonra Kösedağ'da yapılan bir başka savaş da Türkler açısından
dramatik bir dönüm noktası sayılabilir.
(3.Temmuz.1243)
KÖSEDAĞ
SAVAŞI
Yitirilen bir savaşın ardından;
Alaâddin
Keykubat erken denecek bir yaşta 45 yaşında öldüğünde (1237) yerine yalnızca
13,5 yaşında olan oğlu II.Gıyaseddin Keyhüsrev geçti (30 Mayıs 1237). Çocuk
denecek yaştaki Keyhüsrev'in ülke idaresinde gösterdiği zayıflıklar, 1240 yılında
patlak veren Baba İshak ayaklanmasıyla (Babai isyanı) iyice gün yüzüne çıktı.
Sivas'ın hemen doğusunda bulunan
Kösedağ'da Moğol ve Selçuklu orduları karşılaştılar. Tecrübeli komutanlar,
hemen saldırmanın yanlış olacağını, dağ geçitlerinin tutulup Moğol ordusunun
saldırısının beklenmesi gerektiğini söyledilerse de henüz 19 yaşında olan
tecrübesiz Keyhüsrev savaş emri verdi. Fakat daha öncü kuvvetlerin bozulmasıyla
da ordugâhı terk edip Tokat yoluyla Konya'ya kaçtı. Bu hareket, tüm ordunun
bozulmasına neden oldu ve neredeyse hiç savaşmadan tüm ordu silah ve mühimmatını
da orada bırakarak dağınık bir şekilde dağıldılar.
Moğollar birkaç gün ne olduğunu
anlamadan pusuda beklediler. Oysa 40.000 kişilik Moğol ordusu karşısında neredeyse
iki katı büyüklükteki ordu hiç savaşmadan mağlup olmuştu.
Moğollar
bu savaşın sonrasında Sivas'ı Kayseri'yi ve Erzincan'ı da alarak yağma ettiler.
Anadolu Selçukluları bu yapılmayan savaşın ardından hemen yıkılmadılar ama prestijlerini
ve hakimiyetlerini kaybettiler ve hızlı bir gerileme sürecine girdiler.
Malazgirt savaşının ardından Anadolu Selçukluları, tarihte mercek altında tutulması
gereken bir uygarlık kurdular Anadolu'da. Özellikle I.Alaâddin Keykubat döneminde
en parlak dönemlerini yaşadılar (1220-1237). Aynı dönemlerde Moğollar Cengiz
Han'ın önderliğinde Büyük Okyanus'tan Hazar Denizi'ne kadar uzanan bir egemenlik
alanı kurmuşlardı. 1230'da Yassıçemen'de Alaâddin Keykubat'a yenilen Harezmşahlar
da Moğollar'ın baskısından kaçmaktaydılar.
Anadolu
Selçukluları'nın Kösedağ'da uğradıkları bozgunun kısa vadede neden olduğu birçok
olumsuzluktan söz edilebilir. Öte yandan, Anadolu'da doğan otorite boşluğu,
uç beyliklerin bağımsız hareket edebilmelerine olanak sağlamış, daha sonra 600
yıldan fazla bir süre bölgeyi egemenliği altına alacak olan Osmanlı Beyliği'nin
filizlenmesi böylece mümkün olmuştur.